Afyon Kocatepe Üniversitesinden Doç. Dr. Cahit Erdem ve Doç. Dr. Eray Eğmir’in yer aldığı araştırma ekibi, yürüttüğü çalışmada, öğrencilerin bilişsel, duygusal ve kişilik özelliklerinin akademik başarıyla nasıl ilişkili olduğunu araştırdı.
Araştırmacılar, bu konuda daha önce yapılmış 29 farklı meta-analiz çalışmasını (yani binlerce araştırmayı özetleyen çalışmaları) titiz bir kalite değerlendirmesinden geçirerek bir araya getirdi ve toplam 71 etki büyüklüğünü kapsayan “ikinci düzey meta-analiz” adı verilen kapsamlı bir sentez gerçekleştirdi. Bu yöntem, tek tek araştırmaları değil, o alandaki tüm meta-analizleri bir arada değerlendirerek çok daha güvenilir sonuçlara ulaşmayı sağlıyor.
Bulgulara göre öğrenci özellikleri ile akademik başarı arasında orta düzeyde bir ilişki bulunuyor. En güçlü ilişki anaokulu çağındaki çocuklarda görülürken, bu ilişki ilkokul ve ortaöğretim düzeyine çıkıldıkça zayıflıyor. Bu durum, erken çocukluk döneminde bilişsel ve duygusal desteğin özellikle kritik olduğuna işaret ediyor.
Öğrenci özellikleri arasında en güçlü belirleyici bilişsel yetenekler (zeka, akıl yürütme, kavrama gibi) oldu. Ancak araştırma, yalnızca zekânın değil, olumlu duygular (mutluluk, motivasyon, azim gibi) ve olumlu kişilik özelliklerinin (dışa dönüklük, sorumluluk bilinci gibi) de akademik başarıyla orta düzeyde ilişkili olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, bu sonucun “yalnızca zeki öğrenciler başarılı olur” algısını sorguladığını, duygusal ve sosyal gelişimin de eğitim politikalarında ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor.
Çalışma, okullarda sosyal-duygusal öğrenme programlarının müfredata sistematik olarak entegre edilmesinin, özellikle erken yaşlardaki eğitim uygulamalarının güçlendirilmesinin akademik başarıyı destekleyebileceği sonucuna varıyor.
DOI: https://doi.org/10.1186/s40359-026-05035-x

