Afyon Kocatepe Üniversitesinden Doç. Dr. Hüseyin Batman’ın da aralarında yer aldığı araştırmacı ekibi; Türkiye’de geçici koruma altında yaşayan ve engelli çocuk yetiştiren Suriyeli sığınmacı ailelerin sağlık, eğitim, bakım ve toplumsal hayata katılım süreçlerinde karşılaştıkları zorluklar ile geliştirdikleri başa çıkma yöntemlerini inceledi. Çalışma, savaş ve zorunlu göç deneyiminin engellilik ve bakım sorumluluğuyla birleştiğinde ortaya çıkardığı çok katmanlı kırılganlıkları bilimsel verilerle ortaya koydu.
Kilis ilinde zihinsel, bedensel, işitme, görme ve konuşma bozukluğu ile otizm gibi farklı gelişimsel yetersizlikleri bulunan 17 engelli çocuğun ebeveyniyle derinlemesine görüşmeler yapılarak yürütülen araştırmada; teşhis süreçleri, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişim, dil ve bürokratik engeller, aile içi bakım rolleri ve toplumsal dışlanma deneyimleri analiz edildi. Bulgular, sağlık ve özel eğitim hizmetlerine erişim imkânlarının bulunmasına rağmen dil bariyeri, ekonomik yetersizlikler, damgalanma ve desteklerin süreksizliği nedeniyle ailelerin hak ve hizmetlerden tam anlamıyla yararlanmakta zorlandığını gösterdi.
Araştırma, bakım yükünün ve duygusal emeğin büyük oranda annelerin omuzlarında toplandığını, annelerin yalnızlık ve tükenmişlik hissiyle mücadele ettiğini belirledi. Ailelerin hem mülteci kimlikleri hem de çocuklarının engeli nedeniyle “çifte damgalanmaya” maruz kaldıkları, buna karşın çocuklarının gösterdiği küçük gelişimsel adımlardan, manevi inançlarından ve aile içi dayanışmadan güç alarak kırılgan bir dayanıklılık geliştirdikleri tespit edildi. Çalışma; engelli sığınmacı çocuklar ve aileleri için kültürel olarak duyarlı, psikososyal destekleri ve tercümanlık imkânlarını güçlendiren, sürdürülebilir ve hak temelli sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
DOI: 10.1007/s12187-026-10368-z

